İçeriğe geç

Alman

Kirpi İkilemi

Yakınlık isteriz ama yakınlık batırır

Schopenhauer / Alman felsefesi

Kirpi İkilemi

Sevgi ile mesafe arasındaki denge

Schopenhauer soğuk bir gecede kirpilerin ısınmak için birbirine sokulduğunu, ama çok yaklaşınca dikenlerinin batırdığını anlatır. Sonunda ne çok uzak ne çok yakın bir mesafe bulurlar. Bu, insan ilişkilerinin temel paradoksudur: yakınlık isteriz ama yakınlık bizi yaralar. Mesele sevmemek değil, dikenlerin batmadığı mesafeyi bulmaktır. Jung bunu bireyleşme diye adlandırır: bir insanın olgunlaşması, ebeveynle kurulan bağdan kademeli olarak ayrışmasıyla gerçekleşir. Bu terk etmek değil, sağlıklı bir sevginin ön koşuludur.

En yakın kapı Kaygılı & Bunalmış Wikipedia'da oku

01

Bu duygu sana ne zaman gelir?

Soğuk bir gecede kirpiler birbirine sokulur ama çok yaklaşınca dikenleri batmaya başlar. Uzaklaşırlar, üşürler, tekrar yaklaşırlar. Schopenhauer'ın bu hikayesi insanlar için de geçerli: yakınlık istersin ama yakınlık acıtır.

Bu ikilem sevgiyi reddetmekle ilgili değil. Sevdiğin insanlarla bile bazen boğulursun, bazen alanına girildiğini hissedersin. Mesele dikenleri yok etmek değil — dikenlerin batmadığı mesafeyi bulmak. Her ilişkinin kendine ait bir mesafesi var.

Aileyle aynı evde yaşarken kendine ait bir alan isteyip bundan suçluluk duymak.

Sevdiğin biriyle sürekli birlikte olunca nefes alamadığını hissetmek.

Anneyi ya da babayı çok sevmek ama onların bakışından, kontrolünden bunalmak.

Kendi başına vakit geçirmek istediğinde bunu sevgisizlik gibi hissetmek.

02

Başka kültürler buna ne demiş?

Individuation

İngilizce / Jung

Ebeveynle kurulan bağdan sağlıklı ayrışma; bireyin kendi sınırlarını keşfetmesi.

A Room of One's Own

İngilizce / Woolf

Bir insanın var olabilmek için fiziksel ve psikolojik kendine ait alana ihtiyaç duyması.

Olgun Sevgi

Türkçe / Fromm

İki bağımsız bireyin özgürlüklerini koruyarak birbirine bağlanması.

03

Bu duyguyla ne yapılmaz?

Sevgiyi küçültmez; sadece yakınlığın da bir maliyeti olduğunu, mesafenin de bir sevgi biçimi olabileceğini söyler.

Alan ihtiyacını sevgisizlik sanıp kendini cezalandırma.

Mesafe istemeyi ilişkiyi bitirmekle eşitleme.

Yakının her bakışını kontrol olarak okuyup savunmaya geçme.

04

Bunu yaşayanlar ne demiş?

Kaygılı & Bunalmış

Utanç

Aynı kapıdan

7 Nis

Yıllardır hapis korkusuyla yaşıyorum. Haksızca işimden oldum; hukuk ilkeleriyle değil, keyfilik ve baskıyla yargılanıyorum. Hakimler sorumluluk almamak için kararsız kalıyor...

devamını oku

Yıllardır hapis korkusuyla yaşıyorum. Haksızca işimden oldum; hukuk ilkeleriyle değil, keyfilik ve baskıyla yargılanıyorum. Hakimler sorumluluk almamak için kararsız kalıyor veya dosyayı üst mahkemelere paslıyor. Terörle hiçbir bağım yok ancak yönetimin hedef aldığı gruplar arasında, suçsuz olmama rağmen mağdur edildim. Bu yükle başkalarına yaklaşmak imkansız hale geliyor. On yılın ardından AİHM gibi kurumlar "ihlal" kararları verse de ülkemizde somut bir değişim görülmüyor. Bu korkuyla yaşamak zor

İçe dönen öfke ve haksızlık duygusu Kaygılı & Bunalmış kapısı

Kaygılı & Bunalmış

İtibar

Aynı kapıdan

1 Nis

Anlaşılmıyorum. Sanki hep dünya birileri etrafında dönüyor bir benim etrafımda dönmüyor. Sanki dünya bir onlara karşı acımasız. Bana karşı da acımasız ama bunların arasından...

devamını oku

Anlaşılmıyorum. Sanki hep dünya birileri etrafında dönüyor bir benim etrafımda dönmüyor. Sanki dünya bir onlara karşı acımasız. Bana karşı da acımasız ama bunların arasından sıyrılıp sevdiğim insana elimi uzatabiliyorum. O el bana neden uzanmıyor?

İçe dönen öfke ve haksızlık duygusu Kaygılı & Bunalmış kapısı

05

İnsan hikayeleri

Edebiyat

Sevgide mesafenin şiiri

Gibran ebeveyn-çocuk ilişkisini yay ve ok metaforuyla anlatır: "Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir. Siz yaysınız, çocuklarınız ise o yaydan fırlayan canlı oklardır." Ebeveynin görevi oku tutmak değil, fırlatmaktır.

Khalil Gibran, Peygamber — Çocuklar

Edebiyat

Var olmak için kendine ait alan

Woolf, bir insanın yaratıcı ve düşünsel olarak var olabilmek için fiziksel ve psikolojik bir kendine ait alana ihtiyaç duyduğunu savunur. Bu bir lüks değil, varoluşsal bir gerekliliktir.

Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda

Felsefe

Bağlanma teorisi: sevdikçe korkma, kaçtıkça özleme döngüsü

Bowlby'nin bağlanma kuramına göre çocuklukta güvenli bağlanamayan insanlar yetişkinlikte aynı ikilemi yaşar: yakınlaştıkça kaçmak, uzaklaştıkça aramak ister. "Ailemle beraber olunca boğuluyorum, uzaklaşınca suçluluk duyuyorum" — kirpi ikilemi bağlanma yaralarıyla büyür.

John Bowlby, Bağlanma Kuramı

06

Senden önce geçenler

Felsefe

Kirpi İkilemi

Arthur Schopenhauer, Parerga ve Paralipomena

İnsan yakınlığının temel paradoksunu tek bir metaforla açığa çıkarır.

Felsefe

Bireyleşme (Individuation)

Carl Gustav Jung

Olgunlaşmanın ebeveynle kurulan bağdan kademeli ayrışmayla gerçekleştiğini söyler.

Edebiyat

Kendine Ait Bir Oda

Virginia Woolf

Bir insanın düşünsel ve duygusal olarak var olabilmek için kendine ait alana ihtiyaç duyduğunu savunur.

Edebiyat

Peygamber — Çocuklar bölümü

Khalil Gibran

Ebeveynin görevi oku tutmak değil fırlatmaktır. Yay ve ok metaforuyla sevgide mesafeyi anlatır.

Felsefe

Sevme Sanatı

Erich Fromm

Olgun sevgiyi simbiyotik bağlanmadan ayırır: sevgi, sevdiğin kişinin özgürlüğüne saygıdır.

07

Bunu yaşıyorsan bunları da tanıyor olabilirsin

Birini çok seviyorsun ama aynı zamanda kendi alanını, bağımsızlığını, sessizliğini de istiyorsan iyi gelir.

Bugüne Not

Bu kavram sana bugün nereden değdi?

Buradaki not yalnızca senin cihazında kalır.