İçeriğe geç

Varoluşçu

Existential Dread

Anlam, seçim ve sonluluk baskısı

Modern İngilizce / varoluşçu düşünce

Existential Dread

Varoluş sıkışması

Bu duygu, korku filmi izlerken gelen irkilme değil; gece bir anda “zaten öleceğim, o zaman bu ne” diye düşündüren ağırlıktır. İşte kalıp kalmamak, sevip sevmemek, çocuk yapıp yapmamak gibi kararlar birden biyografi değil kader gibi hissetmeye başlar. İşte orada varoluş sıkışması konuşur.

En yakın kapı Ölüm korkusu Wikipedia'da oku

01

Bu duygu sana ne zaman gelir?

Gece yatağa uzandığında birden her şey sorguya açılıyor. Neden buradayım? Doğru mu yaşıyorum? Ya hiçbir şeyin anlamı yoksa? Bu sorular bir anda gelip göğsüne oturuyor. Buna varoluşsal kaygı deniyor.

Bu kaygı bir bozukluk değil. Düşünen her insanın bir noktada karşılaştığı bir şey. Özgür olduğunu fark edince sorumluluk ağırlaşıyor. Ölümlü olduğunu hatırlayınca zaman daralmaya başlıyor. Varoluşsal kaygı aslında uyanık olmanın bedeli.

Gece herkes uyuduktan sonra tavana bakarken “bu hayatın anlamı ne” diye düşünmek.

Büyük bir karar öncesinde yanlış yaşanmış bir ömür korkusuna kapılmak.

Bir cenaze, hastalık haberi ya da yaş alma anında bütün düzenin birden küçülmesi.

Günün ortasında ekran karşısında otururken yaptığın şeyin kendi hayatın olup olmadığını sorgulamak.

02

Başka kültürler buna ne demiş?

Memento Mori

Latince

Memento Mori ölümü hatırlatır; Existential Dread ölümün yanında anlamsızlık ve seçim baskısını da taşır.

İlgili kavrama git

Dukkha

Pali

Dukkha daha yaygın sürtünmedir; Existential Dread daha teorik ve dik bir uçurum hissi verir.

İlgili kavrama git

Absürd

Fransızca

Camus çizgisindeki absürd, cevap yokluğunu kabul eder; dread henüz o kabule varamamış gerginliktir.

03

Bu duyguyla ne yapılmaz?

Her yoğun düşünceyi felsefi asalet saymaz; bazen sadece hayatın fazla yakına gelmiş halidir.

Bu sıkışmayı havalı bir kimlik aksesuarına çevirip hiçbir şey yapmamaya yaslanma.

Her büyük soruyu tek gecede çözmeye çalışıp kendini zihinsel rehin alma.

Varoluş krizini günlük bakım, uyku ve temas ihtiyacından kopuk sanma.

04

Bunu yaşayanlar ne demiş?

05

İnsan hikayeleri

Edebiyat

Geç kalmış hayat korkusu

İvan İlyiç ölüm yaklaşınca ilk kez sadece ölmeyi değil, yanlış bir hayat yaşamış olma ihtimalini de taşır. Existential Dread ölüm fikrini anlam, seçim ve boşa gitmişlik sorusuyla birlikte getirir.

Lev Tolstoy, İvan İlyiç'in Ölümü

Film

Hayatın bütünü bir türlü kurulamayınca

Filmde her şeyin tam resmini kurma çabası büyüdükçe hayat daha da ele avuca sığmaz hale gelir. Varoluş sıkışması çoğu zaman tamlık kurma arzusu ile sonluluk bilgisinin çarpışmasıdır.

Charlie Kaufman, Synecdoche, New York

06

Senden önce geçenler

Felsefe

The Myth of Sisyphus

Albert Camus

Anlam talebi ile dünyanın sessizliği arasındaki sürtünmeyi berraklaştırır.

Film

The Seventh Seal

Ingmar Bergman

Ölümle satranç oynama metaforu, soyut korkuyu çok somut bir yüzle karşılar.

Edebiyat

Bulantı

Jean-Paul Sartre

Var olmanın bile bazen bedene fazla gelmesini anlatır.

Sosyal medya

“Corporate job’da bütün ömür mü geçecek?” videoları

2020’ler ofis kültürü reels’leri

Gündelik kariyer yorgunluğunun bir anda varoluş sorusuna açıldığını gösterir.

07

Bunu yaşıyorsan bunları da tanıyor olabilirsin

Günlük sorunların ötesinde “neden buradayım, ne yapıyorum, ya yanlış yaşıyorsam?” çizgisi baskınsa iyi gelir.

Dukkha vs Existential Dread

İkisi de rahatsızlık taşır ama biri genel sürtünme, diğeri daha keskin varoluş baskısıdır.

Her şey yerine oturmuyor ama nedenini büyütmüyorsan Dukkha; ölüm, anlam ve seçim soruları boğaza kadar geliyorsa Existential Dread daha yakındır.

Duygu Haritası

Ölüm farkındalığı -> Varoluş sıkışması -> Anlam arayışı

Sonluluk kapıya gelince önce korku yükselir, sonra büyük soru açılır, sonra insan daha yaşanabilir bir neden arar.

Haritaya git

Bugüne Not

Bu kavram sana bugün nereden değdi?

Buradaki not yalnızca senin cihazında kalır.